Pirt masali
Kategori: Masallar
2010-07-13
Bir varmis bir yokmus. Memleketin birinde çok zengin oldugu kadar da cimri bir kan koca varmis. Saray kadar genis bir evde, kendileri gibi cimri bir usaklarindan baska kimseleri yokmus. Usak, su katilmamis halis bir usak oldugu için, efendisi ve hamim ne buyurursa, onun dogru mu, yanlis mi oldugunu düsünmeden yaparmis. Günlerden bigün efendisi usagina, - Git pazardan bir tas bal al!.. demis. Yüzde yüz halis, hilesiz usak yerlere kadar egilmis: - Basüstüne efendim. Hemen pazara kosmus. Zengin efendisini kazandirmak için, yoksul balcilara kazik atmanin yollarini aramis. Çekise çekise pazarlik etmis. Sonunda o gün hiç satis yapamamis ihtiyar bir balcidan, görülmemis ucuzlukta bal alip kocaman tasi doldurmus. Ihtiyar balci, o gün eline bikaç kurus geçirebilmek için, usaga bali, sermayesinden daha ucuza vermek zorunda kalmis. Usak, su katilmamis, halis bir usak oldugundan zengin efendisini kazandirip yoksul balciyi kazikladigindan sevinç içinde yolda giderken, üstü basi, yirtik zavalli bir kadin, - Elindeki tastan, ne olur bana bir tadimlik bal versene... çocugum hasta, hekimler bir kasik bal yemezse ölecegini söylediler... diye yalvarmaya baslamis, Hilesiz, hurdasiz usak, zavalli yoksul kadinla, - Pirt, pirt!... diye alay etmis, dilini çikarmis. Hasta yavrusunun acisiyla yüregi yanan zavalli kadin söyle demis: - Bütün efendiler, kendilerinden daha büyük efendilerinin usaklaridir. O tastaki baldan yiyen bütün usaklar, dilerim, senin gibi pirtlasin... Usak, kahkahalarla gülerek yine, - Pirt, pirt!... diye kadinla alay etmis. Eve gelince usak, efendilerinden önce tadina bakmak için tastan bir parmak bal alip yemis. Sonra sofrada bekleyen efendisi ile hanimimn önüne bal tasim koymus. Hanim sormus: - Pahali almadin ya bali? Katiksiz usak cevap vermis: - Hayir pirt... Pahali pirt, almadim pirt... Çok pirt, ucuza pirt, aldim pirt... Efendisi pirtlayan usagina sasmis, - Ne oldu sana? demis, neden böyle pirtlayip duruyorsun? Usak da, demis ki: - Ben pirt, baldan pirt, aldiktan pirt, sonra pirt, böyle pirt oldum pirt... Hanim, tastaki baldan bir parmak almis sonra, - Nesi var pirt, bu balin pirt, pekala bal pirt... demis. Efendi kizmis, - Ne oluyor size, pirtlayip duruyorsunuz?... diye bagirmis. O da baldan bir parmak alinca, - Balin pirt, nesi var pirt, pekala pirt, bal iste pirt... demis. Efendi, hanim, usak her kelimenin sonunda pirtlamadan konusamaz olmuslar. - Haydi pirt, bunu pirt, belediye pirt, reisine pirt, götürelim pirt... Bali aldiklari gibi belediye reisine gidip, pirtlaya pirtlaya baslarina geleni anlatmislar. Belediye Reisi, - Allah Allah!... diye sasmis, o da baldan bir parmak almis, - Bu balin pirt, nesi var pirt, pekala pirt, bal iste pirt... demis. Sonra hep birden, - Haydi pirt, bir kere de pirt, kadiya pirt, gidelim pirt... demisler. Kadiya gidip baslarina geleni anlatmislar. Kadi, lahavle çekmis, bir parmak da o agzina alinca, - Allah Allah pirt, bu nasil pirt, is pirt?... Basbayagi pirt, bal iste pirt... Bu bali pirt, vali pirt, pasaya pirt, götürelim pirt... demis. Vali Pasa, karsisinda pirtlayip duran bir sürü insan görünce sasirmis. O da baldan bir parmak alip denemis. - Pekala pirt, güzel, pirt, bal pirt... Is gittikçe büyümüs, Seyhülislam, Kazasker, bütün vezirler hepsi baldan birer parmak agizlarina alinca pirtlamaya baslamislar. Sonunda sadrazama gidip basvurmuslar: - Su balin pirt, esrarini pirt, çözünüz pirt... Sadrazam da baldan bir lokma alip o da pirtlayinca, efendilerin en büyügü Padisaha gitmis: - Aman pirt, padisahimiz pirt, efendimiz pirt, su baldan pirt, lütfen pirt, bir parmak pirt, aliniz pirt. Padisah büyük bir hayret içinde, insanlari pirtlatan baldan bir parmak almis ve her kelimesinde o da pirtlamaya baslamis: - Bu balin pirt, nesi var, pirt, pekala pirt, bal iste pirt... Balin esrarini çözmek için tahkikata girismisler. Sonunda gide gide isin ucu, hilesiz hurdasiz, halis usaga kadar gitmis. Su katilmamis usak, pirtlayarak basindan geçenleri anlatinca, araya araya beddua eden yoksul kadini bulmuslar. Padisahin huzuruna getirmisler. Padisah: - Ey pirt, hatun pirt, bizi pirt, bu dertten pirt, kurtar pirt, sana pirt, emir pirt ediyorum pirt!... demis. Kadin da padisaha söyle demis: - Kendini efendi sanan, ezilene efendilik, ezene usaklik eden, balsizlara bal vermeyip, bali yalniz kendileri yiyen usaklarin usaklari pirtlamadan laf edemesinler. Bakmislar ki, çocugunu ölümden kurtarmak için hasta kadina bir parmak bal vermekten baska çare yok. Bunu iyice anlamislar. Anlamislar ama, acaba o bir tadimlik bali vermisler mi? Hayir. Söyle demisler: - Bal tutan pirt, parmagini pirt, yalar pirt... Öbürleri pirt, avucunu pirt, yalar pirt... Agzimizin pirt, tadi pirt, bozulmaktansa pirt, böyle pirt, pirtlayalim pirt, daha iyi pirt... O gün bugün, insanlarin bir kismi pirtlar durur. Inanmazsaniz nutuklari dinleyin. Her kelime arasindaki öksürük, aksirik, tiksirik, eski zamandaki pirtlamanin bugünkü modern seklidir. Aslinda o nutuklar söyledir: - Vatandaslar pirt, oyunuzu pirt, bize pirt, veriniz. - Pirrrt!...
Hikaye Etiket: Pirt masali